Kalp krizi yalnız yakalarsa


Ana Sayfa >> Sağlık Haberleri >> Kalp krizi yalnız yakalarsa



Ölümlerin yaklaşık olarak %40’ı kalp krizi nedeniyle olmaktadır. Kalp krizi geçiren insanların çoğunluğu ise bir sağlık kuruluşuna ulaşamadan iş yerinde, evde ya da yolda yaşamlarını yitirmektedirler.



Çoğu kişi bu beklenmedik durumla yanlarında kendilerine yardımcı olacak birileri olmadığında karşılaşabilir ve kendi kendilerine yardım etmek zorunda kalabilirler. Kalp krizinin nedenlerini ve nasıl oluştuğunu bilmek hem korunmak hem de başımıza geldiğinde neler yapmamız gerektiğini anlamak açısından son derece önemlidir.

Kalp kasını besleyen, oksijen taşıyan damarlarda oluşan tıkanıklık sonucu damarın beslediği kalp kası bölgesinin beslenememesi sonucunda kalp krizi dediğimiz hastalık ortaya çıkar. 20–40 dakika içerisinde müdahale ile damar açılmaz ve tıkanıklık devam ederse bu kalp kası ölecek ve işlev görmeyen bir doku haline dönüşecektir. Kişi bu kalbi besleyen damarlardan birinde oluşan tıkanma sırasında göğüs ağrısı, göğüste sıkışma ve basınç hissi, nefes darlığı, çarpıntı, terleme, mide bulantısı, kusma, kalp ritminde bozulma gibi yakınmalar hisseder. Kalp krizi bayılmalar ve ani ölüm ile de sonuçlanabilmektedir. Kalp krizini spazmdan ayırdettiren özellikler göğüste hissedilen ağrının 30 dakikadan daha uzun sürmesi, dinlenmekle ve anjina ilaçlarıyla geçmemesidir.

Elbette kalp krizi acil ilkyardım gerektiren hastalıkların en çok bilinenidir. Böyle bir durumda zaman yitirmeden ambulans çağırılmalı ve hasta en kısa zamanda en yakın kapsamlı sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır. Kalp krizinden korunmak için yapılması ve uyulması önerilen beslenme şekli, yaşam biçimi, spor gibi önlemleri almak ve yeni sağlıklı alışkanlıklar elde edebilmek için kalp krizini atlatmak ve hayatta kalmanız gerekmektedir. Peki ya tek başınıza iken yolda, evde, tatilde nerede olursanız olun çevrenizde size yardım edebilecek birileri yok ise, sağlık hizmetinin size ulaşması uzun süre alacaksa ne yapacaksınız?

Kalp krizi sırasında kalp kasında oluşan zedelenme nedeniyle kalp yeterli kasılamadığından bedenimize giden kan miktarında ve basıncında düşme olacaktır. Bu nedenle zaten sıkıntıda olan kalbimizin yükünü arttırmamalı ve mümkün olduğunca hareket etmekten kaçınmalıyız. Ayakta isek oturmalı ve rahat nefes almamızı engelleyen boyun bağı ve giysilerden kurtulmalıyız. Etkilenen kalp kası bölümü ve ne kadar büyüklükte bir kas kitlesinin etkilendiği pompalama işlevi açısından son derece önemlidir.

Tek başınızayken kalp krizi ve buna bağlı kalp durması geliştiğinde bilincinizi yitirmeden önce kendi kendinize yardım edebileceğiniz yalnızca 10 saniyeniz vardır. Bu durumda kendi kendinize uygulayabileceğiniz yaşam kurtaran yöntem sürekli ve güçlü bir şekilde öksürmektir. Her öksürükten önce derin bir nefes alarak ciğerlerinizi oksijenle doldurmalısınız. Öksürük ise derinden ve uzun süreli olmalıdır. Öksürük hareketi sırasında göğüs kafesindeki basınç artarak kalbi sıkıştıracak ve kanın pompalanmasına yardım edecektir. Nefes alma ve öksürük her iki saniyede bir tekrarlanmalı ve yardım gelene kadar ya da kişi kendini hastaneye gidebilecek kadar iyi hissedene kadar sürdürülmelidir. Bu sıkıştırma basıncı sayesinde kalp ritmi yeniden sağlanacak ve size hastaneye gitmek için zaman kazandıracaktır. Bu basit öksürük manevrası sayesinde belki de yaşamınız kurtulacaktır.

Kalp krizlerinin çoğunluğunun hastane dışında oluşması ve ölümlerin sağlık kuruluşlarına yetişemeden gerçekleşmesi üzerine son yıllarda evde kullanılabilecek defibrilatör aygıtlar üretilmeye başlanmıştır. Bu aygıtların doktor önerisi ile kullanıcılara eğitim verilerek acil durumlarda yaşam kurtarmak amacıyla riskli kalp hastalarının evlerinde bulundurulması önerilmektedir. Elbette bu tip aygıtların kullanılması eğitim ve hazırlık gerektirmektedir. Bu nedenle kalp krizinden korunmanın hastalığın tedavisinden çok daha kolay olduğunun bilincinde olmalı ve yaşamımızın ne kadar değerli olduğunu bıçak kemiğe dayandığında değil nefes aldığımız her an anımsamalıyız.


Diğer Bazı Sağlık Haberleri